Kübler Ross modeli: Yasın 5 evresi

Bugün, Amerikalı Psikiyatrist Elisabeth Kübler Ross’un kederin beş aşaması ya da yasın 5 evresi olarak isimlendirilebilecek ve Kübler Ross modeli olarak bilinen modelden bahsedeceğim.

1969 Amerikasından söz ediyoruz. Ölümcül bir hastalığa yakalanan insanlar, hastane koridorlarında görmezden geliniyordu. Tıp öğrencilerine ölüm ve yas hakkında bilgiler verilmiyor, tedavisi olmayan bir hastalık teşhisi konulduğunda “insan psikolojisi” kavramı önemini kaybediyordu. Amerikalı Psikiyatrist Elisabeth Kübler Ross, ölüme ilişkin bu genel tutuma karşı çıkıyordu. Söz konusu hastaların insan onuruna yakışacak şekilde tedavi görmeleri, mümkün olduğunca rahat ettirilerek yaşama veda etmeleri gerektiğine inanıyordu.

Kübler Ross, öğrencilerini konuyla yüzleştirdi. Psikolojide ölüm ve ölüme giden süreçler hakkında dersler vermeye başladı. Tedavisi olmayan hastalık teşhisi bulanan vakalarda, hasta ve hasta yakınlarıyla etkileşimde bulundu. Analizlerine dayanarak Kederin Beş Aşaması’nı açıkladığı bir kitap yazdı. Tanımladığı model, dönemin yakın bilim çevrelerinde büyük ilgi ve kabul gördü.

Kübler Ross modeline göre tedavisi olmayan bir hastalık teşhisi konulan hastalar ve yakınları, sonraki aylar ve yıllarda “İnkar etmek, Öfke/Kızgınlık, Pazarlık, Bunalım/Depresyon, Kabullenme” aşamalarını yaşıyor. Kübler Ross, bu aşamaların herhangi bir sıralamada gerçekleşebileceğini, tamamlanmayabileceğini yine de çoğu insanda fark edilecek biçimde gözlemlenebilir olduğunu belirtiyor.

Günümüzde bu model “Yasın 5 Evresi” olarak da biliniyor. İnsan yaşamındaki herhangi büyük bir kayıp bu aşamaların yaşanmasına yol açabiliyor.

  • İnkar Etme “Kaybı kabul edemez, gerçekliği reddeder”
  • Öfke/Kızgınlık “Kendisine ya da çevresine yönelik olabilmektedir.”
  • Pazarlık “Krizin çözümüne yönelik üstün güce yönelim, bazen ölen kişinin geri gelebileceğine inanma şeklinde kendini gösterir”
  • Bunalım/Depresyon “Yaşama tutunmayı reddetme, bazen de kendine zarar vereceğini söyleme durumları”
  • Kabullenme “Araştırmalara göre ilk altı aydan sonra olumsuz duygular inişe geçer, ancak sürecin tam anlamıyla atlatıldığı söylenemez.”

Yale Üniversitesi araştırmacıları bu beş evreyi sınama yoluna gitti. Yaşanan acının kaynağına göre bu evreler değişebileceği için “İnanamama, Özlem, Öfke, Depresyon, Kabullenme” başlıklarında karar kıldılar. 223 kişiyle çalışılan ve 3 yıl süren bir araştırma sonucunda ilginç verilere ulaşıldı. Araştırmalara göre en zayıf duygu İnanmama, en güçlü duygu Kabullenme, ikinci hissedilen en güçlü duygu ise Özlem di.  Bu duygular birbirinin yerine geçmiyordu. Beş evre teorisindeki sıralamaya da uygunluk gösteriyordu. Şunu da atlamamak gerekir, etik nedenlerden dolayı araştırmacılar ancak bir ay sonra yas tutan kişilerle görüşebildi, bu durum ilk süreçte yaşanan karmaşık duygu durumu hakkında değerlendirme yapamamalarına neden oldu.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.