Bu dünya yalan dünya

Bugün, gözyaşları içinde okuyacağınız bir baba-oğulun acıklı hikayesini anlatmaya çalışacağım. Son Abdal, Neşet Ertaş ve Muharrem Usta’nın hikayesi.

Bugün, bozkırın tezenesi olarak ün salmış Neşet Ertaş’ın ölüm yıldönümü. Bundan tam 8 yıl önce 2012’de hayata gözlerini yuman son abdal geride çok acıklı bir hikaye bırakıyor.

İşte bu hikayeyi, Ekşi Sözlük yazarı Angara Beyefendisi’nden aktarıyorum.

neşet ertaş ankara’da çalışırken, gazinoda şarkı söyleyen leyla’ya (leyle ertaş) aşık olur. o’na türküler yazar ve hatta evlenir. ancak neşet ertaş’ın babası muharrem ertaş, gazinoda çalışan bir kadını oğluna yakıştıramaz ve neşet ertaş’a bu birlikteliği kınayan bir türkü yakar.

bu arada bu türküyü barındıran plak o kadar nadir bir plak ki, internette fotoğrafına bile kolay kolay rastlayamazsınız. “küsmedim neşet’im” adıyla anılıyor ama bu plağı gören olmadığı için ismini de kafadan atmışlar tabii, doğru ismi “neşet ertaş’ın kahrı”. bu plak elbette bende mevcut ve fondan dinleyerek yazıyorum bu satırarı hatta dur şöyle bir dinleti yapayım ayıp olmasın.

temiz ruhlu, saf kalplisin, şöhretsin
hakkın vardır evlenmeye evladım
mevlam sana yapanları kahretsin
aslı bozuk alma dedim evladım

dokunsalar nazik tene kir gelir
bizden önce ceddimize ar gelir
köle olmak şanımıza zor gelir
aslı bozuk alma dedim evladım

küsmedim neşet’im kahrettim sana
baban değil miydim, sormadın bana
olan olmuş yavrum ne deyim sana
sen aklını yitirmişsin evladım…

“aslı bozuk” lafı, neşet ertaş’ın içine oturur. sevdiği kadına bu yakıştırmaları yapan babasına saygısızlık yapmadan, o meşhur “analar insandır; biz insanoğlu” sözünü barındıran şu türküyle karşılık verir:

aşkı kimden aldın, sevgiyi kimden
aslı bozuk deme gel şu insana
soracak olursan eğer ki benden
aslı bozuk deme gel şu insana

yazımızı felek yazdı, mevladan değil
senin dediklerin evladan değil
her hata suç bende, leyla’dan değil
aslı bozuk deme gel şu insana

ulu arıyorsan, analar ulu
sevmişiz gönülden, olmuşuz kulu
analar insandır, biz insanoğlu
aslı bozuk deme gel şu insana

seni beni kim getirdi cihana
her oğlu doğurmuştur bir ana
senin fikrin bozuk, dostluk bahane
aslı bozuk deme gel şu insana

bu nahif sözlerle kendini ifade eden neşet ertaş, yıllar sonra leyla ile ayrılır. “yazımı kışa çevirdin, kar yağdırdın başa leyla’m” gibi sitem dolu birçok türkü çığırır ardından, ama hiç kötü bahsetmez.

maalesef bu hikayenin sonunda gülen olmaz. bu yüzden neşet’tir neşet. neşet’e sevdiğini verselerdi; neşet, neşet olmazdı diye boşuna dememiştir. 1984 yılında bu dünyadan böyle oğluna dargın gider muharrem usta. neşet ertaş, babasının ardından deli boran türküsünü havalandırır.

uzak yoldan geldim, hasretim için
hani nerede babam, muharrem nerede
yaralı bülbülüm ses vermez niçin
yüreği yanığım, o kerem nerede…

vasiyetinde “beni ustamın ayak ucuna gömün” der neşet usta. vasiyeti yerine getirilir. mezarları bu şekilde uç ucadır. mekanları cennet olsun, orada kavuşurlar belki. yalan dünya.

Son olarak şuraya, Oda TV Youtube kanalının bu güne özel hazırlamış olduğu videoyu da bırakalım ve arkamıza yaslanıp elimizde mendil Neşet Ertaş sözleri eşliğinde olacakları bekleyelim.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.