Musa’nın Beş Kitabı ve Alak Suresi’nin İlk Beş Ayeti
Ramazan’a halis niyetle başladık ve ilk meyvemizi aldık çok şükür. Muhammed Esed, Alak Suresi’nin mealine şu girişle başlıyor; “Bu surenin ilk beş ayeti, tartışmasız bir şekilde Kur’an vahyinin başlangıcını teşkil etmektedir.” Bu ifadeyi okuyunca aklıma Musa’nın Beş Kitabı geldi.
Tevrat olarak bilinen İbrani kutsal kitabının ilk beş bölümü; Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye‘den oluşmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’in tasdik ve mensuh yönünü çok önemsediğim için burada bir işaret olabileceğini düşündüm. Nasıl ki “Kelamın Özü”, “Kur’an’ın Temeli”, “Kitabın Anası” şeklinde ifade edilen Fatiha Suresi’nin; üç profil (Yahudi, Hristiyan ve Müslüman) çizip doğru seçeneğin üçüncüsü olduğuna işaret ettiği gibi Allah, ilahi mesajına yine böyle bir dikkat çekme ile yani bir tasdikle başlamış olabilirdi.
Gelin şimdi ne demek istediğimi anlayabilmek için Musa’nın beş kitabıyla Alak Suresi’nin ilk beş ayetini birlikte okuyalım.
1. “Oku yaratan Rabbin adına.”
İlk kitap Tekvin. Adı üstünde Yaratılış kitabı. Allah, İsrailoğulları’nın ve İseviler’in aynı kavramla dikkatini çekiyor.
2. “İnsanı bir yumurta hücresinden yaratan.”
İkinci kitap Çıkış kitabı. Yani İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkışını anlatan bölüm. Aynı insanın yumurtadan ya da anne karnından çıkması gibi.
3. “Oku. Çünkü Rabbin sonsuz kerem sahibidir.”
Üçüncü kitap, Levililer. İçeriğine baktığımız zaman; insan ilişkilerini, ebeveyn-çocuk ilişkilerini, bayramları, oruç günlerini ve kurbanlarla ilgili kuralların anlatıldığını görüyoruz. Allah tüm bunları ayette “kerem” kavramı ile özetliyor.
4. “Kalemi kullanmayı öğretendir.”
Musa’nın dördüncü kitabı, Sayılar. Sayılar kitabı, İsrailoğulları’nın Tanrı’dan aldıkları kanunlarını ve antlaşmalarını içeriyor. Dördüncü ayette, bu kanun ve anlaşmalar “kalem” kavramıyla ifade edilmiş.
5. “İnsana bilmediğini belleten.”
Beşinci ve son kitap olan Tesniye ise On Emir’in önemli noktalarını tekrarlar. Gördüğünüz gibi aynı beşinci ayetteki gibi Allah insanlara bilmediklerini tekrar ederek belletiyor.
Tüm kaynaklarda, Alak Suresi’nin sonraki ayetlerinin daha sonraları nazil oöduğu ifade ediliyor ama altıncı ayetten itibaren tasvir edilen profile baktığımız zaman, karşımıza yine İsrailoğulları’nın çıktığını görüyoruz. “Gerçek şu ki insan fütursuzca azar.”
Görüldüğü gibi Alak Suresi’nin ilk beş ayeti, Yahudi şeriatını oluşturan ilk beş kitaba karşılık geliyor. İlerleyen günlerde mektuplarında okuyacağız, Hz. Peygamber muhataplarına; “Neye inanıyorsanız onları çöpe atıp bana inanın.” demiyor. Onların bazı kısımlarını onaylıyarak yani tasdik ederek, bazı kısımlarını ise değiştirerek/düzelterek yani mensuh ederek tebliğ ediyor. Neden? Çünkü Allah böyle yapıyor. Peygamber başka türlü nasl davranabilir? Ahkaf 9’da; “…ben ancak bana vahyolunana uymaktayım…” derken de bunu kastediyor.