Başarının Bedeli: Imposter Sendromu

Imposter Sendromu; bireylerin elde ettiği başarılara rağmen kendini yetersiz görmesi ve bu elde ettiği başarıların da şans eseri gelen başarılar olduğunu düşünmesi durumunu ifade eden kavramdır.

International Journal of Behavioral Science’da yayınlanan bir inceleme makalesine göre, insanların tahminen %70’i hayatlarının bir noktasında bu sahtekarlık yani imposter duygu durumunu yaşıyor.

İlk olarak 1978’de psikologlar Pauline Rose Clance ve Suzanne Imes tarafından tanımlanan imposter sendromu bugün, “başarılarını içselleştiremeyen ve sahiplenemeyen” herkes için geçerli olabilir diyor psikolog Audrey Ervin.

Başarılı Kadınların Gizli Düşünceleri adlı bir kitabın yazarı olan imposter sendromu uzmanı Valerie Young, bu duygu durumunu yaşayan insanların ortak özelliklerini şu şekilde açıklıyor:

Mükemmeliyetçiler

Kendileri için son derece yüksek beklentiler belirler ve hedeflerinin %99’unu karşılasalar bile kendilerini başarısız hissedeceklerdir. Herhangi bir küçük hata, kendi yeterliliklerini sorgulamalarına neden olur.

Uzmanlar

Bir görevi üstlenmeden önce onunla ilgili her şeyi bilmek isterler ve becerilerini geliştirmek için sürekli olarak yeni sertifikalar veya eğitimler ararlar. İlandaki tüm kriterleri karşılamazlarsa bir iş başvurusunda bulunmazlar ve sınıfta soru sormakta veya iş yerinde bir toplantıda konuşmakta tereddüt edebilirler çünkü başarısız görünmekten korkabilirler.

Doğal Dehaya İnanırlar

Bir şeyi başarmak için mücadele etmek ya da çok çalışmak zorunda kaldığında, bunun onların yeterince iyi olmadığı anlamına geldiğini düşünür. Becerilerin kolayca elde edilmesine alışkındırlar ve çaba göstermeleri gerektiğinde beyinleri onlara bunun bir sahtekar olduklarının kanıtı olduğunu söyler.

Solistler

Tüm görevleri kendi başlarına yapmak zorunda olduklarını düşünürler ve yardım istemeleri gerekiyorsa, bunun bir başarısızlık veya sahtekar oldukları anlamına geldiğini düşünürler.

“Süpermenler” veya “süper kadınlar”, sahtekar olmadıklarını kanıtlamak için kendilerini çevrelerindekilerden daha çok çalışmaya zorlar. İş yerinde, ebeveyn olarak ve hayatın her alanında başarılı olma ihtiyacı hissederler ve bir şeyi başaramadıklarında stresli hissedebilirler.

Ervin, kişilerin, çevreleri tarafından sevilmek istedikleri için imposter sendromu yaşadığını belirterek şunu vurguluyor: Başarı bir zorunluluk değildir; başarı göreceli bir kavramdır ve bireyin kendi özü tüm başarılardan daha önemlidir.

Kaynak: https://lnkd.in/eC4RERD
Görsel: Irina Blok

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir