Ali Fuad Başgil – Hatıralar

Hatıralar benim için çok değerli. Tolstoy’un dediği gibi; “İnsan, bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.” Başkalarının hayatından ders almanın en kolay yolu hatıralardır. Sırada Ord. Prof. Ali Fuat Başgil var.

Hatıralar, 1960 yılı ile başlıyor. Milli Birlik Komitesi başkanı Cemal Gürsel ile olan mülakatını aktaran Başgil, Yassıada yargılamalarıyla ilgili düşüncesini aktarıyor. Burada dikkat çeken nokta ise adi suçlarla anayasal suçların birbirine karıştırılması, bunların birbirinden ayrı yargılanması gerektiği görüşüdür. Bunun üzerine Cemal Gürsel’in söylediği sözler ise kitapta Tedbirler Kanunu dolayısıyla neşredilemediği dipnot olarak belirtilmiş. Bu satırlarda, darbe döneminin keskinliğini görmek mümkün.

Kanunların Anayasa’ya aykırı olup olamayacağının tartışıldığı bir sırada İsmet İnönü söylediği şu söz, milli irade tartışması açısından çok dikkat çekici. “Bize, Anayasa’ya aykırı kanun çıkardınız diyorlar. Bizim mevzuatımızda, milli iradeyi temsil eden meclisin çıkardığı her kanun Anayasa’ya uygundur, aykırı olamaz.”

Başgil’in yazdığı bir yazı nedeniyle, gittiği sorgudan sonra yazdığı şu satırlar ise, aradan tam 60 yıl geçmesine rağmen aslında bir arpa boyu yol gidemediğimizin kanıtı gibi geliyor bana. “Ya rabbi! Biz niçin birbirimize bu kadar hor bakıyor, vatandaş sevgisi ile muamele edemiyoruz? Niçin karşımızdakinin de hürmete layık insan olduğunu kabul edemiyoruz? Kendimizden başkasına niçin yabancı bir devlet casusu gözü ve şüphesi ile bakıyoruz? Niçin hakikatleri görüp duymaktan korkuyor ve hakikatten yılıyoruz? Ne zaman başımızda medeni memleketlere mahsus medeni idareciler göreceğiz? İdarecilerimizin itimat ve iltifatına layık olmak için otuz sene üniversite kürsülerinde ömür vermiş olmak yetmezse, insan ne olmalı ve nasıl bir sıfat taşımalıdır?”

Düşenin elinden tut ki sen de düştüğün zaman tutacak bir el bulasın.

1917 yılında 1. Dünya Savaşı ile harbe katılan Başgil’in savaş anılarının en çarpıcı olanı; hastalanması neticesinde cephe gerisine alınması ve orada gördüğü hayvan dışkılarından buğday toplayan kadınların hali üzerine yazdıkları olacaktır: “Bu memleketin evlatları, cephelerde taşlı bulgur suya peksimet yerken, gerilerde ki anaları da hayvan tersinden yem taneleri toplayıp yediler ve bugünkü Türkiye böyle bir milli fedakarlık ve mahrumiyet üzerine kuruldu. Bugün o çilekeş anaların daha çilekeş evlatlarına hor bakıp zulmetmek caniliktir.”

Başgil nispi temsil sistemini anlatırken bu sistemde reyler bölünür ve küçük büyük her parti kuvvetine göre mecliste yer kazanır temsilin hususiyeti budur ve bunun faydaları olduğu gibi mahzurları da vardır faydalarından başlıcası memleket idaresini bir ekseriyetin görüşüne terk etmemek ve azınlıkları da idareye iştirak ettirmektir sistemin mahsuru da rayların bölünmesi ve meclisin bir partiler mozaiği haline gelmesidir hükümet şey teşkilinde zorluklar çıkması ve kuvvetli bir hükümet kurulmaması da sistemin diğer mahzurlarıdır.

Bence baş suçlu maarif sistemimizdir bizde mektep memleket realitelerinden uzaklaşan okuma ve yetiştirme tarzı ile evladı ana babalardan halkı hükümet ve idareden ayırdı ve memlekette Aydın zümre etiketi altında bir sürü metropol sen yerleri ve kozmopolit idareciler türetti.

Başgil 60 darbesinden sonra yapılan seçimlerde milletvekillerinin ısrarı üzerine Cumhurbaşkanı adaylığını koyar ancak askerlerden gelen baskılar sonucu adaylığının geri çekilmesi istenir bu durumu kendine yediremeyen Başgil ben verdiği sözden dönen ve imzasını yalayan namertlerden değilim adaylığımı geri olmama imkan yoktur fakat benim yüzümden memleketimin söylediğiniz akıbetleri sürüklenmesini de gönlüm razı olmaz bu vaziyet karşısında bana düşen bir iş kalmıştır o da yarın sabahleyin senatörlükten de istifa ederek evime dönmektir diyerek bu konudaki kararlı duruşunu sergiler.

Başgil’in politika ile ilgili çok önemli tecrübelerinden birisi de belki de şu cümlede gizlidir politika bir güveçtir. Bu güreşte rakibe yılgınlık göstermek ve yersiz taviz vermek yenilmeyi daha başta kabullenmektir verilen taviz tavizi doğurur ve tavizler silsilesi nerede biter bilinmez.

Gençliğini gülmekle geçiren, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.

Yine politika ile uğraşanlara ders niteliğindeki şu sözleri çok önemlidir: Cesaret hayatın her safhasında olduğu gibi politikada da üstün bir meziyettir insanın bu meziyeti ulaşması için ilk basamakta elindekini feda etmeyi göze olabilmesidir ki buna feragat denir cesaret ve feragat bu iki meziyete sahip olmayanların politika sahnesine girmeleri bir hatadır.

Ali Fuat Başgil nispi temsil ile ekseriyet usulü seçim sistemlerini karşılaştırırken onunla farklı düşündüğümüzü fark ettim o bu iki sistemi şöyle yorumlamaktadır ilk bakışta nidpi temsil seçim adaletini yerine getirir gibi görünür öyle ya bu usulde her parti kendi kuvvetine göre mecliste yer alır böylece memlekette büyük küçük her fikir ve kanaat tatmin edilmiş olur fakat diğer taraftan meclis de çorbaya döner. Yalnız devlet reisliği değil hükümet teşkili meselesi de çıkmaza girer meclisin karar alma imkan ve kabiliyeti düşer. Çünkü meclis, partiler çekişmesine sahne olur. Ortada mesul bir ekseriyet olmadığı için politikada istikamet ve istikrar kalmaz, devamlı ve kuvvetli bir hükümet teşkili mümkün olmaz. Halbuki devlet işleri; kuvvet, karar, istikamet, istikrar ve mesuliyet ister. Seçimle, meclis devletin bu hayatı ihtiyaçlarına cevap vermez.

Büyük devlet adamı Ali Fuat Başgil hatıralarının sonlandırırken devletle ilgili çok önemli bir noktaya da şöyle temas etmektedir; “Memlekette iş ve yiyecek kıtlığı var diyorlar. Amerika’dan yeniden para ve yiyecek yardımı istemişiz. Bence biz de asıl kıtlıkların en fecisi olan adam kıtlığı var. Türkiye’miz bir zamandan beri Diyojen gibi gündüzün elinde fener adam aramaktadır. Onu bulduğu gün, hem iş hem de yiyecek kıtlığından kurtulacaktır.” demiştir.

Çalışmaya oturduğun zaman, uyanık ol ve dikkat kesil. Bedeni kuvvetinle, kendini işine ver.

Adam kıtlığı yani Kaht-ı rical konusu ile ilgili olarak daha önce bir yazı yayınlamıştım. Şimdi yeri geldi Başgil’in de bu konuya temas ettiğini öğrenmiş olduk. İlgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.